Amerika Gezisi 1 ( Vize-Yolculuk-Konaklama-Yaşam)

Amerika gezisi yazı dizimize başlayalım artık değil mi? Onca fotoğraf onca video ve gezip görülen yerlere ait bilgiler size aktarılmayı bekliyor.

Önce Amerika tatili nereden çıktı ona değineyim. Kızım (Merve), Kıbrıs Girne Amerikan Üniversitesi'nde İngilizce Psikoloji okuyor. Yaz tatilini fırsat bilip San Diego'da bulunan University of California'da dil eğitimi almasına karar verdik. Üniversiteyle iletişime geçtik, 3 aylık bir programa kayıt oldu. Kalacak yerini okul vasıtasıyla organize ettik.

Bu süreçte Amerika'da İngilizce eğitimine dair internette epey araştırma yaptık, merak ettiğimiz bir sürü konuya cevap bulabildiğimiz gibi bulamadıklarımız da oldu. Özellikle San Diego bölgesinde İngilizce dil eğitimi konusunda araştırma yaparken bu yazıma ulaşan ziyaretçilerim için minik bir hatırlatma eklemek istiyorum; oraya dair merak ettiklerinizi aşağıdaki yorum bölümünden sorabilirsiniz, bildiğim bir konuysa seve seve yardımcı olmaya çalışırım.

Hazır Merve giderken ben de onunla birlikte gitmeye karar verdim. İlk iş olarak Amerika için vize işlemlerine başladım. İnternet üzerinden doldurulan DS 160 formu ile başvurumu yaptım. Görüşme için randevu aldım, görüşmeye gittim. Yanımda götürdüğüm hiç bir belgeye bakılmadı bile, 2-3 dakika süren bir görüşmenin ardından 10 yıllık turist vizesi aldım.
amerika uçak gökyüzü manzarası

Amerika için Uçak Bileti

Merve biletini çok daha önce aldığı için ayrı günlerde uçtuk. O, THY direk Los Angeles uçağı ile bense bir gün sonra British Airways ile Londra aktarmalı olarak uçtum. Londra Heatrow havalimanındaki aktarma için 4 saatlik bir aram vardı, mağazaları dolaşırken süre doldu hiç sıkılmadan geçti. Bu arada Londra aktarmalı uçuşlarda transit vize istenir mi istenmez mi bir türlü emin olamadığım bir detaydı bu nedenle biraz tedirgindim. 24 saati geçmeyen aktarmalar için (havalimanı dışına çıkılmadığı taktirde) transit vize istenmiyor.
san diego'da airbnb.com ile oda kiralama

San Diego'da Konaklama

Kalacağım yere karar verme konusunda epey zorlandım, önce otelleri araştırdım sonra o ana kadar hiç aklımda olmayan bir konaklama türüne karar verdim. airbnb.com aracılığı ile Amerikalı bir ailenin evinin bir odasını kiraladım. Sitenin çalışma prensibi bu şekilde işliyor, dünyanın her bölgesinden kiralık oda bulmanız mümkün. Biraz risk almış olsam da şansım yaver gitti, seçtiğim ev konusunda şanslı çıktım.

Debbie ve iki kızı (Lindsay ve Lauran) ile 1 ay boyunca aynı evi paylaştık. Hepsi çok sıcak kanlıydı, kendimi evimde gibi hissedebilmem için ellerinden geleni yaptılar. Ev, Downtown adı verilen şehir merkezine yakın bir lokasyondaydı ayrıca en önemlisi kendimi çok güvende hissedebildiğim bir ortamdı. Evde bir köpek ve kedi de vardı onları da es geçmemek lazım. Otelde kalmış olsaydım hem daha fazla ücret ödemek zorunda kalacaktım hem de bir Amerikan ailesinin yaşamını bu şekliyle yakından gözlemleme imkanım olmayacaktı.

Araç Kiralama

Amerika'da arabanız olmadan yaşamak zor. Mesafeler birbirine uzak ve toplu taşıma araçları bizdeki kadar yoğun kullanılmadığından fazla seçenek yok. Araba kiralamamış olsaydım gezip gördüğüm yerlerin yarısından fazlasını göremezdim daha doğrusu zamanım yetmezdi. Araç kiralama aşamasını Amerika'ya gitmeden önce rentalcars.com sitesinden yaptım, aracımı uçaktan indiğimde San Diego Havalimanı'ndan teslim aldım yine dönüşte aynı yerden teslim ettim.

Telefon ve İnternet Paketi

Merve ile farklı yerlerde konakladığımız ve Merve tüm gün okulda olacağı için mutlaka bir telefon hattına ihtiyacım olacaktı ayrıca navigasyon ve Türkiye ile haberleşmek için mutlaka internet paketimin olması gerekiyordu. Gerçi kaldığım evde wifi bağlantısı vardı ama ben tüm gün dışarıda olacağım için T-Mobile'dan Amerika içi sınırsız konuşma ve internet paketi içeren 40 dolarlık bir hat satın aldım. Gayet de memnun kaldım hiç bir sorun yaşamadım.

Böylece uçak bileti, konaklama, araç kiralama ve telefon/internet işini de halletmiş oldum. Amerikan prizleri farklı olduğu için dönüştürücü priz götürmeyi de ihmal etmedim. Vee hazır ve nazır bir halde San Diego havalimanına vardım. Merve beni bekliyordu, sanki bir gün önce değil de 1 yıldır birbirimizi görmüyormuşuz gibi birbirimize sarıldık.:) Aracımızı teslim alıp kalacağım eve doğru yola koyulduk.
san diego sahil liman
amerikada yaşam
Biraz San Diego'dan bahsedeyim size. San Diego, California eyaleti sınırları içerisinde, Amerika'nın batısında yer alıyor. Pasifik okyanusu kenarındaki bu huzurlu kent Amerika'lılar tarafından da çok seviliyor. Meksika sınırında olduğu için kentte sadece İngilizce değil İspanyolca da konuşuluyor. Amerika'nın geneline oranla pahallı bir şehir, yaşam ucuz değil. Benzin, makyaj malzemesi ve elektronik eşya ucuz. Giyim alışverişi konusunda ünlü markaların ürünlerini hariç tutarsak kesinlikle Türkiye daha ucuz.

San Diego'da Ulaşım ve Trafik

Hemen hemen her evde en az bir araba bulunduğu için toplu taşıma araçları fazla rağbet görmüyor bu nedenle gelişmiş değil. Yine de seçenekler var tabiki. MTS adı verilen bir tramvay sistemi var. Havaalanı, alışveriş merkezleri, şehir merkezi veya turistik bölgeler gibi popüler noktalara bu tramvaylarla gitmek mümkün ama seyrek aralıklarla. San Diego'dan Kaliforniya istikametine veya ara duraklara gitmek için tren seçeneği var.  Okyanus manzarası eşliğinde keyifli bir seyir düşünenler için ideal seçim. Taksi kullanımı bizdeki kadar rağbet görmese de bir alternatif olarak var ama epey pahallı. Taksilerde ödeme sadece kredi kartıyla yapılabiliyor.

San Diego'da 3 ana otoban var, tüm ulaşım bu otobanlar ve otobanlardan ayrılan bağlantı yolları üzerinden yapılıyor. Yollar çok şeritli, trafik nadiren sıkışık çoğunlukla akıcı. Otoban kenarlarında "Carpool" tabelaları sıklıkla göze çarpıyor. Otobanların sol şeridi araç içerisinde 2 ve daha fazla kişi olanlar için ayrılmış, eğer tek kişi iseniz diğer şeritleri kullanmak zorundasınız. Bu sistem trafiği rahatlatıyor. Araçta tek kişi yerine daha fazla kişi taşınmasına teşvik ederek trafiği azaltmak amaçlanıyor. Istanbul'da da uygulansa keşke ama bu carpool olayı sinir katsayısı doruk yapmış Türk şöförünü bozar. Ayrıca çok iyi bir denetim de şart, elin Amerika'lısı kuzu kuzu kurallara uyarken aynı uyum epey zor bizde.

San Diego'da Alışveriş

San Diego'da alışveriş için Las Americas Premium Outlets, Fashion Valley, Westfield UTC veya Los Angeles yolu üzerindeki Carsbad Premium Outlets'i görmekte fayda var. Hem fiyat hem de çeşit açısından en iyisi, Meksika sınırındaki Las Americas Premium Outlets. California'da bulunduğum süre içerisinde en fazla Türk'ü burada gördüm:)

Ayrıca;
San Diego ile aramızda tam 10 saat fark var. Türkiye daha önde.
Meksika sınırında yer alıyor.
Hava her mevsimde sıcak, 4 mevsim yok.
Kurak bir bölge.
Amerikan Pasifik donanmasının en önemli üssü burada bulunuyor.
İnsanlar huzurlu, birbirine saygılı ve güler yüzlü.
Irkçılık yok.
Kurallara uyuluyor, arabalar birbirine yol veriyor, yayalara karşı çok saygılılar
Kimse kimseye gözünü dikip bakmıyor ama mutlaka selamlaşıp hatır soruyorlar.
Kimse kimsenin ne giydiğine, neye inandığına veya nasıl yaşadığına bakmıyor
Suç oranı düşük, evlerin kapısı kilitlenmiyor.
Herhangi bir yerde unuttuğunuz cüzdanınız veya cep telefonunuz buharlaşıp uçmuyor.
Sistem tüketim üzerine kurulu, ürün çeşitliliği ve indirim çılgınlığı para harcamaya teşvik ediyor.
Sokaklarda çöp görmek imkansız gibi bir şey, evlerin dışları veya bahçeleri çok düzenli ama aynı özen ev içlerinde yok.
Yemek porsiyonları bol kepçe ama çeşit az, damak tadları bize uygun değil. Yemek konusunda çok sorun yaşadım diyebilirim.
Evde nadiren yemek pişiriyorlar, genelde hazır ürünleri alıp mikrodalga fırında ısıtıp tüketiyorlar.
Çoğunun mutlaka bir evcil hayvanı var.
Çoğu spor yapıyor.
Çok çalışıyorlar.

Bu liste uzar gider bitmez:) Yukarıdakiler şehrin ve halkın genel özellikleri. Çoğu şey olumlu gözüküyor ama ya ülkenin dünya üzerindeki politikası? İşte o da madalyonun diğer yüzü...

Amerika gezisi yazı dizimin diğer bölümleri;
Potato Chip Rock
Disneyland
Coronado Adası
Hollywood Universal Stüdyoları

Etiketler: ,